Bir hayatı ayıp olmasın diye yaşamanın 6 göstergesi

Bazı insanlar vardır. Karşı tarafın ne düşüneceğini neyi sevmeyeceğini veya neleri seveceğini o kadar güzel analiz ederler ki onlarla konuşurken siz bir istersiniz onlar on verirler hatta istemeseniz de verirler. Kibarlardır duygularını pek belli etmezler. Başkalarına duydukları güven duygusunda kırılmalar yaşamışlardır. Yüz ifadeleri otomatiktir. Onları üzgün göremezsiniz çünkü kendi dertleriyle başkalarını sıkmak istemezler ama başkasının derdine iyi omuz olurlar. Çoğumuz onların çabuk kızabildiklerini anlayamayabiliriz. En önemlisi de kendilerinin toplum tarafından güven kırıcı veya kendi istediklerine daha çok önem veren ‘’bencil’’ biri olarak algılanmak istememeleridir. Onlar için karşı tarafı memnun etmek diğer her şeyden daha değerlidir.


Peki bu düşünceleri sahip olmanın altında ne yatıyor?



1- Herkesi memnun ederek kendini memnun etmek: Kendi özüne güven eksikliğini saklama ihtiyacı bu durumun en önemli belirtilerindendir. ‘’Diğerlerini mutlu edebilirsem değerliyim’’ düşüncesiyle tetiklenir. ‘’Diğerlerini mutlu edemiyorsam değersizim’’ kalıbı ile kendi mutluluğunu önemsemediği için başkasına hayrı olmayacağını henüz farkedememiş olan kişidir.



2- Aşırı empati duymak bir tercih gibi gözükse de kişi bunu kolayca kontrol edemez.




3- Faydalı bir insan olma isteği de bunu tetikleyebilir. Ayrıca bu kişi kendi hatalarının aşırı yargılayıcı fakat başkasının hatalarına ultra anlayışlı davranabilir.



4- Toplumsal olarak kabul edilmek herkesin bir ihtiyacı fakat bu ihtiyaç aşırıya kaçar ve kendini değerli hissetmenin tek yolu onay almak haline gelirse bu durum başkalarının kabul ettiği hayatı yaşamaya zorlanmamıza sebep olabilir.


5- A

slında bencildirler. Başkalarını düşünmeyi tercih değil zorunluluk olarak gerçekleştirirler.



6- Yapacakları girişimlerde çok düşünür, zor karar alırlar ve herkese danışırlar.



Bu kişilik tipini ‘hayır’ diyemeyen kişiler olarak algılamak doğru olmaz. Çoğu zaman sonradan ‘hayır’ diyebilen kişilerdir kendileri. İlişkilerinde tükenmeyi beklerler. Günlük ilişkilerinde insani olarak herkese yetişemezler ve devam ettiremedikleri çabalar farkında olmadan kişiyi yormaya başlar. Depresyon, anksiyete ve tetiktelik durumu ile sıkça karşılaşırlar.



İşin ilginç yanı yaşamak için uzun zamandır bu yolda ilerlemiş biri, içinde bulunduğu bu yorucu durumu farkına varamayabilir. Farkında olan kişiler ise kişiliklerinin bu yanlarını törpülemekte güçlük çektikleri için içe kapanık halde şekil alırlar. Bu onları en azından evet demek zorunda kalacakları sorulardan uzak tutacaktır.


Başlangıç olarak kişinin bu evrende bir yer kapladığını, ihtiyaçları, istekleri ve istememe hakları olduğunu hatırlaması faydalı olabilir.


Hepimiz kendimizi çok önemsemeyle-hiç önemsememe arasında kalması gereken varlıklarız. Uçlardan birine fazla yaklaşmamız yaşamsal stratejilerimizi bozar.


Uzman. Klinik Psikolog Serdar Vatansever

257 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör