Depresyonun gizli nedeni ‘’Tutku Eksikliği’’

Günümüzde yaşanılan ve fark edilmesi gerçekten çok zor bir ruh hali. Tutku, kelime anlamıyla mantığın büyük bir kısmını ve değerlendirme sistemini aşan güçlü bir coşku demek. Yaptığımız iş ve yaşadığımız ilişkide fazlası zarar, eksikliği felakete dönüşebilen bir ruh yakıtı.


-İsteyerek yaptıklarımızla yapmamız gerekenler arasında kalıyoruz.




Tutkuya ihtiyaç duyma anı onun varlığını hissettiğinizde ortaya çıkar. Normalde bir şeyin eksikliğinin hissedilmesi ona olan ihtiyacı hatırlatırken, tutku meselesinde durum böyle değildir. Örneğin uzun zamandır çalıştığı yerden, işinden keyif alamayan biri kendini ‘’işe geç giden’’, ‘’görevleri bitiremeyen’’, ‘’mutsuz, depresif’’ biri olarak tanımlayabilir. Hatta kendini yıllarca böyle tanımlamış insanlar kişiliklerinin bu duruma sebep olduğu yanılgısına bile kapılabilirler. Genellikle başladıkları şeyleri bitirememekten şikayetçidirler. Bu yüzden zorunda kaldıkları şeyleri devam ettirmek gibi zor bir yük taşımaktadırlar. Fakat aynı insanlarla biraz konuşup tutkularının varlığını hissettirdiğimiz zaman şaşırtıcı bir şekilde değiştiklerini gözlemleyebilirsiniz. Halbuki orada değişen tek şey şartlardır. Yani bir suyun altına buz koyup kaynamasını beklemek, tam olarak istemediği bir şeyi yaparken mutlu olmayı bekleyen insanlara benzetilebilir. Şartların uygun olmaması kişinin tutku üretemeyen biri olduğu anlamına kesinlikle gelmez.


-İnsanların çoğu tutkularını yaşamaktan korkuyor.



Tarihteki her başarının arkasında bir tutku var. Yapılması imkansız şeyleri mümkün kılıyor. Size yuvarlak bir topu demir bir çemberden defalarca geçirmenin kulağa ne kadar anlamsız geldiğinden bahsedebilirim. O çembere pota, spora ise basketbol dendiğinde bu tutkuyla milyonlarca insanın milyonlarca kere aynı davranışı tekrarlayabildiklerine şahit oluyoruz. Başarının çabaya ihtiyacı olduğunu düşünürsek, devamlılığın sebebi tutkudur. Normalde katlanılması zor bir ilişki modeliyle başa çıkmanın ardında bile bu coşku vardır. İnsanoğlu karşılığını alamadığı şeyleri devam ettirme konusunda doğal olarak tasarruf modundadır ve vazgeçme, enerjiyi başka davranışlara, becerilere kaydırmaya meyillidir fakat tutku yapılan eylemin bütün mantıksal değerlendirmelerini bir yana bıraktırır. Sadece yaparsınız.


-Tutkunuzu siz de bilmiyor olabilirsiniz.


Tutku, yaparken kendimizi kaybettiğimiz anda gizli olabilir. Hatta başkalarına saçma bile gelebilir çünkü şu ana kadar toplumda edindiğiniz rolle çakışabilir. Bu yüzden kendinize sorduğunuz’’ acaba ne yapmak isterdim.’’ Sorusunun cevabını hemen alamayabilirsiniz. Mesela görüşmelerimin çoğunda insanların ‘’bunu yapmak isterdim’’ dediği cevaplar alırım. Bunu gerçek cevap olarak algılamamakta fayda var çünkü çoğu zaman yapmak istediklerini gerçekleştirdikten sonra ‘’bu değilmiş’’ cevabı ile de karşılaşırım. Sınava çalışan öğrencilerde karşılaştığım genel motivasyon sorunlarının sebebinin de tutku olduğunu söyleyebilirim.


Sonuç olarak, tutkunuzu keşfetmek için sadece doymak için yemediğiniz, ses olsun diye müzik açmadığınız, olmak istemediğiniz ortamlardansa kendinizle kaldığınız, yaparken ''sarhoş olduğunuz'' şeyleri keşfetmeniz işinize yarayacaktır. Ben ne istiyorum? neyden keyif alırım? diye zorladığınız durumlarda ise bu soruların

peşinde kendinizi kaybedeceksinizdir.

237 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör