Muhtemelen bazılarını hiç duymadığınız 8 psikolojik hak.

Evet yanlış duymadınız tıpkı bir hukuk sistemi gibi psikolojik haklara da sahipsiniz. Birazdan bahsedeceğim haklarınızı kendinize ve ilişkide bulunduğunuz diğer kişilere karşı kullanabilir, kullanmasanız dahi aklınızda tutabilirsiniz.

1- ‘Kendinizi kötü hissedebilme'' hakkı ile başlayalım. Bu hissiyatı kendine hak olarak görmeyen insanlar kendilerini iyi hissetmeye zorlanma durumunda kalabilirler. Her zaman mutlu olmalıyım düşüncesi, diğer duyguların varlığını kabul etmemektir. Bir şeyin varlığını kabul etmemeniz onun olmadığı anlamına gelmeyeceği için bu kısır döngü diğer duyguları kabul edene kadar birbirini kovalayacaktır.



2- Hayır diyebilme hakkı: Ünlü bir düşünür, ‘’Herkesi mutlu etmek zorunda değilsin çünkü sen bir pizza değilsin’’ demiş. Burada asıl mesele başkalarını mutlu ederek mutlu olmaya alışmaktır. Sevdiğiniz birinin istemediğiniz bir teklifini kabul etmeyerek onunla samimi olabildiğinizi kanıtlarsınız. Birine rahat bir şekilde hayır diyemiyorsanız bu onu çok sevdiğinizi değil, onunla içerilerde bir yerde kendinizi yakın hissetmeyen bir yanınız olduğuna işarettir. Aynı şey ‘’evet’’ yanıtı için de geçerlidir. Bu hakkınızın size daha sağlıklı ve samimi ilişkiler sağlayacağını düşünebilirsiniz.

3- Kendinizle vakit geçirme hakkı: Çevrenizde yalnız kalmanızı istemeyen insanlar olabilir. Sizi iyi niyetle yalnız bırakmak istemeyebilirler. Toplum algısında yalnız kalmak/gözükmek tuhaf karşılıklarla tanımlanabilir. Bu yüzden kendinizle kalma isteğinize ara sıra ses verin. Bu sizi çok yakın olduğunuz kişiyle randevuda hissettirecektir. Yani kendinizle…


4- Herkese iyi gelmek zorunda değilsiniz. Herkesin kurtarıcısı olmak zorunda hiç değilsiniz. Sadece bir işe yaradığınızı düşündüğünüzde kendinizi iyi hissediyorsanız, muhtemelen kendinize insanların üzerine bindiğinde hızlı gitmesi gerektiği bir yarış atı gibi davranıyorsunuzdur.



5- Duyguyu tanımlayamama hakkı: Kendinizi o kadar iyi tanımak zorunda değilsiniz. Hayatınızda karşınıza çıkan olayların sizi yeni biri haline getirmesi, sizin dengesiz biri değil aksine doğal olarak değişmesi gereken biri yapar.




6- Her zaman bir hedefiniz olmak zorunda değil! Bazen soluklanmak için kenara geçmeniz gerekir. Kafanızı hedef oluşturmaya kasmaktansa, karşınıza çıkan noktaları hedef haline getirmeye çalışmak daha uygun bir yol olabilir. Bu yüzden bazen başkalarının başarı hikayelerine özenmek kendi hikayenizin orijinalliğini bozmasın.

7- Duygularınızdan sorumlu değilsiniz. Birine hissettiğiniz, bir olay karşısında kapıldığınız herhangi bir duygunun sorumlusu/suçlusu siz değilsiniz. Çoğu insan kendine yakıştıramadığı duygulardan dolayı yaşadığı problemleri işin içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Kontrol edemediği noktalara yetişmeye çalışıyor. ‘’Aslında böyle biri olmadığını her fırsatta dillendiriyor.(Hatırlatma: Duygularınız değil fakat davranışlarınızdan sorumlusunuzdur.)


8- Birini sevmeyebilirsiniz. Herkesi sevmek zorunda değilsiniz. Bu onun hakkında kötü şeyler düşündüğünüzü göstermez. Bazen sadece birlikte vakit geçirmek istemediğinizi gösteriyor olabilir. Birini sev/ememe hakkınız olduğunu hatırlayın çünkü tıpkı diğer duygular gibi bu da doğal ve samimi bir duygudur.


Sonuç olarak bu dünyada bir yer kapladığınızı hatırlayın. Psikolojik haklarınızın farkında olmak iç dünyanızla diğer insanların arasında daha samimi köprüler kuracaktır.

299 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör