Mutlu Olmanız için 10 Kural !


‘’Çevrenizde okuduğunuz bütün mutluluk formüllerini unutun, size mutluluğunuzun formülünü veriyorum.’’ Diye başlayan yazılar, genellikle ‘’mutluluk kriterleri’’ kendin ol, kendine vakit ayır, Paris’te eşinizle romantik bir gün geçirin tavsiyelerini içerebilir. Öncelikle mutluluğun formülünü arayarak geçen ve bunu hiçbir zaman bulamadığı için mutsuz olan insanların ortak özelliklerine değineceğim. Yani, beklentilerimizin bizleri ne kadar mutsuz ettiğinden bahsedeceğim. Kültürümüzde bize ister istemez zarar veren düşünce şekillerinden biride, sorun yaşayan veya kötü hisseden birine ‘’senin neyin eksik ki mutsuz olasın?’’ gibi bir düşünce şekliyle karşılık verilmesidir. Bu kültürel kod toplumumuzda, o kadar yaygındır ki, artık insanlar ‘herşeyim var ama yine de mutsuzum’ düşüncesiyle karşı karşıya kalıyorlar. Yani diğer bir deyişle ‘ben artık mutlu olmalıyım’’ kriterleri üretiyorlar. Hepsini toplarsak bir beklenti içine giriyorlar, hem de kendilerinden. Peki bu beklentiyi karşılamadığını düşünenler ne yapıyor, depresyona giriyorlar. Örnek vermek gerekirse, kilo vermenin 10 sırrını okuyorsunuz, ama hepsini uygulasanız da bir türlü o kiloyu veremiyorsunuz, kilo veremeyince de başarısız siz oluyorsunuz, çünkü o yazıyı yazan ‘üst akıl’ olduğu için, ben beceremedim herhalde diyorsunuz. İşte bu yüzden bu yazıyı kendi mutluluk formüllerinizi üretmeniz için yazıyorum.


- Kendinizden beklentilerinizi düşürün, yani bu beklentilerinizin sizi bir yarış atına çevirmediğine emin olun, diğer türlü kendinize yeni bir telefon veya araba almayı beklerseniz, zamanın herşeyi eskittiği gerçeğiyle yüzyüze kalıp, kalıcı olanın sizin mutlu olabilme beceriniz olduğunu unutacaksınız.


- Mutluluğunuzu insanlar üzerine değil, uğraşlarınız üzerine kurun, örnek vermek gerekirse eğer bir gitar çalarsanız, o gitar siz çaldığınız zaman orada, çalmadığınız zaman yok olacaktır, yani bu demek oluyor ki kendiyle mutlu olmayı bilen başkalarını da daha mutlu edebilir.


- Hakkınız olanı alın! Eğer bu dünyadaysanız bir yer kaplıyorsunuz ve nefes alıyorsunuz demektir, bunların hepsini düşünerek, varlığınızı önemseyin ve diğer insanların haklarına veya özgürlüklerine saldırmadan kendinizinkileri edinin.


- Yapmaktan keyif aldığınız bir uğraş edinin, buradaki en önemli husus, hobilerinizi en iyi olmaya çalışmadan yapın, birkaç şut kaçırdığınız için sporu bırakmayın, nefesiniz erken kesiliyor diye vazgeçmeyin, bunun en güzel yolu istikrardan geçer, çünkü vücut istikrarlı bir şekilde yapılan aktiviteyi alışkanlık haline getirir, örneğin her sabah altıda işe giden birinin, hafta sonları işe gitmese de altıda kalkması istikrarın vücudumuzdaki etkilerinden örnek gösterilebilir.


- Okuyun hatta izleyin! Eskiden sadece okuyun yazardım, ama şu an izleyin de diyorum neden mi? İnternette artık okuduğunuz kitapları özetleyen insanlar konuşuyor. Tanıdığım birçok profesör sadece okuyarak değil internet ortamında bilimsel konuşmalar izliyor. Böylesinin daha rahat ve faydalı olduğunu söyleyen insanlar bile var.


- Merak edin, şu hayatta siz bu yazıyı okurken bile insanlar onlarca bilgiyi açığa çıkarıyorlar, bilmeniz gereken çok şey var, harekete geçin, bu bilgiler hem sizin hayata karşı olan bakışınızı değiştirecek hem de arkadaşlarınız veya sosyal ortamınız tarafından daha fazla kabul edilmenizi sağlayabilir.


- ‘’Problemlerinizin bitmeyeceğini’’ama problem çözme becerinizin gelişeceğini unutmayın! Şöyle düşünün eskiden basit bir grip bile insanların kaybına yol açarken, insanların geliştirdikleri ilaçlarla birlikte artık basit bir hastalık tanımlaması yapılabilir durumdadır. Yani problem bitmedi ama çözümü gelişti. Zaman içerisindede her hastalık için görünen o ki süreç böyle işleyecek, bu yüzden sizde problem çözme becerinizi geliştirin.


- Gurur ve Onur kelimelerinin anlamlarına sözlükten tekrar bakın! Gururundan sevdiğinden özür dileyemeyen, onurundan yıllardır sevdiği ama konuşmadığı kişilere hiç yaklaşmayan insanlarla karşılaşıyorum, bu tip durumlarda istediklerinizi gerçekleştirmeniz sizi gurursuz veya onursuz yapmaz!


- Sosyal medyaya ara verin! Hayatımızdan çokça zaman alan telefonlarımızın yerini sevdiklerinizin elleri tutsun. Günümüzde artık bir insan uzvu sayılabilecek telefon bile bazen kapatılıp kenara koyulmalı, sevdiklerinizle iletişime geçmek için elektriklerin kesilmesini beklemeyin!


- Mutluluk formüllerini bir kenara koyun! Mutlu olmak mı? Daha az mutsuz olmak mı? Bazen insanlar bu ikisini karıştırırlar, mutlu olmak gülmek değildir, ağlayan bir insanda mutlu sayılabilir, en önemlisi kendini farkında olan bir insan mutluluğun gerçek tanımını karşılar, çünkü ancak kendinin farkında olan bir insan neleri yapıp neleri yapamayacağının bir ön değerlendirmesini yapar ve ona göre hareket eder. Hayal kurmak güzeldir fakat kurulan hayallerde kaybolmak kişinin genel ruh halini olumsuz etkiler ve harekete geçirmez, bu yüzden eğer yazının burasına kadar gelebildiysen, hemen kafanı kaldır ve ne yaptığını önemsemeden birşeyler yap!


Harekete geç!



Uzm.Klinik Psikolog Serdar Vatansever / Beşiktaş Dergisi


138 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör